← Geri Dön
Yan görsel

DUNGANGA

Derler ki geceleri uyumayan, ağlamaktan vazgeçmeyen çocukların olduğu evlerin etrafında Dunganga dolaşırmış. Onu kimse tam olarak görmemiş; ama adı anıldığında evin içi birden sessizleşirmiş.

Efsaneye göre Dunganga karanlıktan gelmezmiş; seslerden doğarmış. Çok ağlayan bir çocuk, çok bağıran bir ev, gecenin içinde Dunganga’yı çağırırmış. Adı fısıldandığında, kapı aralıklarında gölgeler uzar, odaların içi daha ağır bir sessizliğe bürünürmüş.

Derler ki Dunganga çocuklara dokunmazmış; sadece korkuturmuş. Ama korku yetermiş. Ağlayan çocuk sustuğunda, yaramazlık bittiğinde Dunganga da sessizce kaybolurmuş. Çünkü o, yalnızca söz dinlemeyen çocuklar varken var olabilirmiş.

Eskiler çocuklara şöyle dermiş:
“Sus, yoksa Dunganga duyar.” Ve çocuk sustuğunda, efsaneye göre Dunganga da yok olurmuş.

Böylece Dunganga, gerçek bir yaratık olarak değil; sözlerle yaratılan, korkuyla yaşatılan bir efsane olarak anlatılagelmiş.