← Geri Dön
Yan görsel

MERKÜT

Derler ki gökle yer arasındaki en yüksek katmanda, bulutların üstünde kanat çırpan kutsal bir varlık yaşarmış: Merküt. Ne sıradan bir kuşmuş ne de yalnızca bir hayvan. O, göğün iradesini taşıyan, rüzgârla birlikte hareket eden bir ruhmuş.

Efsaneye göre Merküt’ün kanatları açıldığında gökyüzü kararır, rüzgâr yön değiştirirmiş. Gözleri güneşin ışığını doğrudan karşılayacak kadar keskinmiş; yeryüzünde saklanan hiçbir şeyi gözünden kaçırmazmış. Bu yüzden eskiler, “Merküt bakıyorsa, kaçış yoktur” dermiş.

Bir gün gök ile yer arasındaki denge bozulmuş. Karanlık niyetler dağların arasında gizlenmiş, insanlar yönünü kaybetmiş. O an gökyüzü derin bir sessizliğe bürünmüş ve Merküt yükseklerden süzülerek inmeye başlamış. Kanat çırpışı gök gürültüsü gibi yankılanmış, gölge düştüğü yerler titreşmiş.

Merküt, karanlığın saklandığı yerlere doğru alçalmış. Pençelerini toprağa değdirdiğinde yer yarılmış, kötü niyetler dağılıp kaçmış. Çünkü Merküt yalnızca avlanan bir varlık değilmiş; düzeni bozanı cezalandıran göksel bir bekçiymiş.

Ama Merküt’ün öfkesi kadar adaleti de varmış. Yolunu kaybedenlere gökten işaretler bırakır, yüksekten süzülerek doğru yönü gösterirmiş. Bu yüzden savaşçılar ve avcılar onu kutsal sayar, adını saygıyla anarmış.

Eskiler şöyle dermiş:
“Merküt’ün gölgesi düştüyse, gök seni görmüştür.” Ve Merküt, göğün sessiz gücü, yeryüzünün dengesi olarak efsanelerde kanat çırpmaya devam etmiş.