Sangal, eski Türk inançlarında siyah ejderha olarak anılan, karanlık niteliklere sahip bir varlıktır.
Gücünü bilgiden ve stratejiden alır; ancak bu bilgeliği düzen kurmak için değil, yıkım ve çıkar için kullanır.
Sangal’ın zekâsı, onu sadece güçlü değil aynı zamanda tehlikeli kılar.
Sangal ortaya çıktığında toprak kararır, sessizlik çöker. O, doğrudan saldırmaktan çok beklemeyi, plan kurmayı ve karşısındakini zayıflatmayı tercih eder.
Savaş onun için ani bir öfke değil, uzun süreli bir hesaplaşmadır.
Efsanelere göre Sangal, gücünü sınamak ve hâkimiyet kurmak için uzun yıllar boyunca büyük mücadelelere girmiştir.
Bu mücadelelerin en büyüğü dokuz yıl sürmüş, ejderhalar çağında bile ender görülen bir çatışma olarak anılmıştır.
Sangal bu savaşta kararlılığını, sabrını ve karanlık iradesini göstermiştir.
Sangal yenilmez olarak değil, vazgeçmeyen bir ejderha olarak anlatılır. Karanlığa çekildiğinde yok olduğu değil, yeniden plan kurduğu düşünülür.
Bu yüzden onun adı, sadece bir ejderhayı değil, bitmeyen bir tehdidi simgeler.