Izıh, Türk mitolojisinde vahşi hayvanların, orman yırtıcılarının ve doğal içgüdünün tanrısı olarak kabul edilir. Dağların derinliklerinde, sık ormanlarda ve insanoğlunun adım atmadığı bölgelerde hüküm sürer. Kaplanlardan kurtlara, ayılardan kartallara kadar tüm vahşi canlıların koruyucusudur. Hayvanların davranışları, av döngüsü ve ormanın doğal dengesi Izıh’ın iradesine bağlıdır. Onun bulunduğu yerlerde doğa daha sert, daha vahşi ve daha gerçek hâle gelir; hiçbir canlı ondan gizlenemez.
Izıh’ın simgeleri pençe izi, keskin diş, orman gölgesi, avcı rüzgârı ve hayvan tüyü/derisi sembolü olarak bilinir. Özellikleri arasında hayvanlarla iletişim kurma, yırtıcıları yönlendirme, ormana görünmez olma, av döngüsünü düzenleme ve doğal içgüdüyü güçlendirme bulunur. Genellikle yırtıcı bir hayvanın siluetiyle bütünleşmiş, gözleri karanlıkta parlayan bir tanrı şeklinde tasvir edilir. Sesi bazen bir kükreme gibi ürpertici, bazen bir uluma gibi derinden gelir.
Izıh, Türk inançlarında vahşi yaşamın düzenini sağlayan ilahi güç olarak büyük bir önem taşır. Avcılar ormana girmeden önce onun gazabını çekmemek için sessizce saygı gösterir; çünkü avın kaderi Izıh’ın isteğine bağlıdır. Ormanın dengesini bozanlara, gereksiz yere avlananlara ve canlılara zarar verenlere karşı sert olduğu bilinir. Şamanlar vahşi hayvan ruhlarıyla iletişim kurarken Izıh’ın rehberliğini çağırır. Doğanın ham gücünü, içgüdüyü ve vahşi yaşamın kutsal düzenini temsil eden en önemli tanrılardan biridir.